
Bu yazımda sizlere Rus Edebiyatı denince hemen aklımıza gelen ilk isimlerden biri olan Lev Nikolayeviç Tolstoy'un hayatından bahsedeceğim.
Lev Nikolayeviç Tolstoy 1828 yılında Moskova’nın Tula vilayetinde hayata gözlerini açmıştır. Çok küçük bir yaşta hem annesini hem de babasını kaybetmiştir. Çocukluğunu halasının yanında geçirmiştir. 1851 yılında Rus ordusuna katılmadan önce birkaç üniversite tecrübesi edinmiştir fakat hiçbirini tamamlamamıştır. O sıralarda edebiyat ile uğraşmış ve ''Çocukluğum, İlk Gençlik ve Gençlik'' gibi eserlerini hayata kazandırmıştır.
1861 yılında
yurduna dönmüştür. Eğitimle ilgilenmiştir. ''Kazaklar, Sivastopol Hikayeleri ve
Savaş ve Barış'' adlı eserlerini yazmıştır.
Savaş ve
Barış eseri ile büyük bir şöhrete kapılmıştır fakat ne gariptir ki kendisini
büyük bir bunalım içerisinde bulmuştur.
Bunalımın
etkisi eserlerine de yansımıştır.
''Anna
Karenina'' bu bunalımdan etkilenmiş en önemli eseridir.
1880'den sonra Hristiyanlık anlayışını geliştirmeye başlar. '' İvan İlyiç'in ölümü, Kreutzer Sonat, Hacı Murat ve Diriliş'' bu anlayıştan nasibini alan eserleridir. 1900'lerden sonra popülerliği iyice artmıştır ve bu durum onun içerisinde olan bunalımın şiddetini daha da arttırmıştır. Hayatı boyunca ''yaşamı'' sorgulayan Tolstoy 1910 yılında herkesten ve her şeyden uzaklaşmak istemiştir fakat bu isteğini yerine getiremeden zatürre sebebiyle vefat etmiştir.
Tolstoy'un mezarı, doğduğu malikane Yasnaya Polyana'dadır.




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder